HABER .7 .COM son dakika haberleri

19 Kas 2009

ÇİKOLATALI KURABİYELER



MALZEMELER
*yarım paket margarin
*yarım su bardağı sıvı yağ
*1 su bardağı pudra şekeri
*1 tane yumurta
*1 paket kabartma tozu aldığı kadar un
*1 paket vanilin
SOSU İÇİN
*3 yemek kaşığı toz şeker
*2 yemek kaşığı kakao
*2 yemek kaşığı un
*1 su bardağı su
*üzeri için hindistan cevizi

HAZIRLANIŞI
önce yumuşatılmış margarin ve pudra şekerini yoğuruyoruz sıvı yağı ekliyoruz 1 yumurtayı ekliyoruz yoğuruyoruz sonra un vanilin ve kabartma tozunu da ekleyip yumuşak bir hamur yapıyoruz yağladığımız tepsiye yıldız uclu bir kalıpla sıkıyoruz fırında pişiriyoruz rengi beyaz kalcak kurabiyeler pişerken bizde hemen sosunu hazırlayalım küçük bir tavada toz şeker un kakao ve 1 s b suyu karıştırarak ocakda pişiriyoruz fırından çıkan kurabiyelerimize sostan sürüp iki tanesini bir birine yapıştırıyoruz bir uclarınıda sosa batırıp hindistan cevizine batırıyoruz hadi bakalım AFİYET OLSUN

13 Kas 2009

kemalpaşa tatlısı


merhabalar uzunn bir aradan sonra yine bloğumdayım güzel yorumlar ve merak eden arkadaşlarıma çok teşşekkür ederim..

(kemelpaşa tatlısı)

malzemeler

*1paket kemelpaşa tatlısı

*3 su bardağı tozşeker

*3 su bardağı su

*yarım limon suyu

(üzeri için)

*1 su bardağı süt

*1paket kremşanti

*isteğe göre ceviz fındık

(hazırlanışı)

Şekerimizi ve suyumuzu karıştırıp tencerede kaynatıyoruz kaynayan şerbetimizin içine tatlılarımızı ekleyip kısık ateşte pişiriyoruz tatlılarımız soğutuyoruz süt ve toz krem şantiyi çırparak hazırlıyoruz soğuyan tatlılarımızın üzerine 1er tatlı çaşığı sürüyoruz fındıklarımızıda serperek servis ediyoruz....

20 Ağu 2009

ORUÇLA İLGİLİ BİLGİLER


Oruç nedir?: Güneşin doğmasından batışına kadar, Allahu Teâla’ya ibadet niyetiyle, hiç bir şey yememek, içmemek, cinsi mübâşerette bulunmamak ve orucu bozan diğer şeylerden uzak durmaktır.

Ramazan orucu: İslâm’ın şartlarından biridir. Allah Resûlü (S.A.V.) şöyle buyurmuştur, “İslam beş şey üzerine bina olunmuştur. Bunlar, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in O’nun Resûlü olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan Orucunu tutmak, Beyt’i (kâbeyi) haccetmektir” (Buhari, Müslim).
Sahur: Allah Rasulü (S.A.V.) “Bizimle ehli Kitabın orucu arasındaki fark Sahur yemeğidir” (Müslim) ve “Bereket üç şeydedir. Cemâat, tirid ve sahur” buyurmuştur (Sahihtir, Taberâni/Mu’cemu’l-Kebir)

Oruç kimlere farzdır?
1*Oruç; akil, baliğ, mükîm olan ve gücü yeten her müslümana farzdır.
2*Kafir’e oruç farz olmadığı gibi müslüman olunca da kaza etmesi gerekmez.
3*Baliğ olmamış çocuğa oruç farz değildir. Ancak alışması için oruç tutması tavsiye edilir.
4*Deliye oruç farz değildir. Çünkü ona mükellefiyet yoktur. Yetişkin de olsa bunun için fidye verip yemek yedirmesi gerekmez.
5*Hayatı kavrama ehliyetine sahip olmayan akıl hastasına, unutkanlığa mübtelâ olmuş çok yaşlı ihtiyarlara da oruç farz değildir.
6*Hasta olan bir kimse, iyileştiğinde orucunu kaza eder.
7* Müzmin bir hastalık yüzünden oruç tutamayan kimse, çok yaşlı hastalığı hiç iyi olmayan bir hasta gibidir. Bunlar her gün bir fakire yemek yedirirler.
8*Hâmile ve emzikli kadınlar; hâmileliklerinden, çocuğu emzirememekten veya çocuğun sağlığından korkarlarsa, oruç tutmayıp sonradan kaza derler.
8*Hayızlı ve nifaslı olan kadınlar, bu esnada oruç tutmayıp daha sonra kaza ederler.
9*Suda boğulma ve ateşte yanma tehlikesinde bulunan birini kurtarmak için, gerekirse oruç bozularak bunlar kurtarılır. Bu durumda da oruç kaza edilir.

10*Yolcu dilerse oruç tutar, dilemezse tutmaz. Bu yolculuk ister umre gibi bir defalık olsun, isterse nakliyecilik gibi devamlı olsun, kendi beldelerinde bulunmadıkça oruç tutmayabilirler. Daha sonra, tutmadıkları gün sayısınca orucu kaza ederler.

12 Ağu 2009

4 MUM HİKAYE

Dört Mum

Dört mum yavaşca yanıyordu.
Ortam çok yumuşaktı ve konuştukları duyuluyordu.

İlki söyledi:
‘’ ben barışım!"
Artık kimse benim yanık kalmamı sağlamıyor sanıyorum söneceğim. "
Alevi hızla azaldı ve bütünüyle söndü.

İkincisi söyledi:
‘’ ben inancım!"
neredeyse herkez benim artık gerekli olmadığımı düşünüyor
o nedenle daha fazla yanık kalmama hiç gerek yok’’
Konuşmayı bitirdiği zaman bir rüzgar hafifçe esti ve onu söndürdü.

Üzgünce üçüncü mum sırası gelince konuştu:
” ben sevgiyim!"
yanık kalmak için artık gücüm kalmadı. İnsanlar beni bir kenara bıraktı ve önemimi anlamadı. Kendilerine en yakın olanları bile sevmeyi unuttular "
Ve hiç zaman yitirmeden söndü.

Ansızın...
Bir çocuk odaya girer ve üç mumun yanmadığını görür
”neden yanmıyorsunuz sizin sonuna kadar yanmanız gerekir "
Bunu söyleyerek çocuk ağlamaya başlar.

Ardından dördüncü mum söyler:
”korkma ben hala yanıkken diğer mumları yeniden yakabiliriz

"ben umudum!’’

Umudun alevi yaşamınızdan asla sönmemesi dileğiyle..
ALINTIDR

YEŞİL ELBİSE

YEŞİL ELBİSE

Yolda karşılaştığımızda ezan okunuyordu.
-Gel seni camiye götüreyim,dedim.Bugün Cuma biliyorsun.
-Sen de benim camiye gitmediğimi biliyorsun,dedi
-Biliyorum ama,sebebini gerçekten merak ediyorum.
-Ne bileyim olmuyor işte,dedi.Hem pantolonumun ütüsü bozulup,dizleri çıkar diye endişe ediyorum.
Gayri ihtiyari gülmeye başladım.
-Herhalde şaka yapıyorsun,dedim.Bunun için cami terkedilir mi?
-Ciddi söylüyorum,dedi.Giyimime ve özellikle yeşile düşkün olduğumu bilirsin.
Gerçekten öyleydi.Giydiği birbirinden güzel elbiseleri mutlaka yeşilin bir başka tonundan seçer ve her zaman ütülü tutardı.
-Peki,dedim.Hayatında hiç camiye gitmedin mi?
-Çocukken dedemle birkaç kere gitmiştim,dedi.Hem o yaşlarda dizlerim aşınacak diye herhalde endişe etmiyordum.Fakat artık camiye gidebileceğimi zannetmiyorum.
Söyledikleri beni son derece şaşırtmış ve bu konuyu açtığıma pişman etmişti.Daha sonra el sıkışıp ayrıldık.
Onunla konuşmamızdan 2 ay sonra,kendisinin camide olduğunu söylediler.Hemen gittim.Bahçedeki namaz saflarının en önünde duruyordu ve üzerinde yine yeşiller vardı.
Yavaşca yanına yaklaştım ve kısık bir sesle:
-Hani,dedim.Camiye gelmeyecektin?

Hiç sesini çıkarmadı.Çünkü musalla taşının üzerinde,yeşil örtülü bir tabut içinde yatıyordu.
ALINTIDIR

05 Ağu 2009

TÜM MÜSLÜMAN ALEMİNİN KANDİLİ MUBAREK OLSUN HAYIRLI KANDİLLER................

13 Tem 2009

AÇMA SİMİT

MALZEMELER
*2 su bardağı süt
*2 tane yumurta(birininsarısı üzerine)
*1tatlı kaşığı tuz
*2 tatlı kaşığı toz şeker
*yarım su bardağı sıvı yağ
*1paket yaşmaya
aldığı kadar un ele yapışmayacak şekilde olacak
*1 paket margarin
*susam çörek otu
HAZIRLANIŞI
yumurta un sıvı yağ tuz şeker ve un sütle hamur yoğrulur 1-2 saat kabarmasını bekleyin kabaran hamurlardan portakal büyüklüğünde pazılar yapılılır 1 risini alıyoruz gözleme yufkası gibi açıyoruz üzerine margarin sürüp gene gözleme şekli gibi kare olacakkatlıyoruz bu hamuruda tekrar açıyoruz gene margarin sürüp tekrar kare şekli veriyoruz birer parmak genişliğinde uzun şeritler halinde kesiyoruz kesilen hamurlardan ikitane alıp elimizle kıvırarak simit şeklini veriyoruz diğer hamurlarıda aynı şekilde yapıyoruz tepsiye dizip yumurta sarısınıda üzerlerine sürüp susamını serperek fırında pişiriyoruz

24 Haz 2009

baklava

MALZEMELER( hamuru için)
*1 su bardağı yoğurt
*yarım su bardağı sıvı yağ
*1 tane yumurta
*1 yemek kaşığı üzüm sirkesi
*1 yemek kaşığı limonsuyu
*1 çay kaşığı tuz
*1tatlı kaşığı nişasta
*1 paket kabartma tozu
*aldığı kadar un
AÇMAK için (nişasta)
*içi için arzu ettiğiniz kadar ceviz
üzeri için
*yarım paket margarin yarım su bardağı sıvı yağ
ŞERBETİ İÇİN
*3 su bardağı toz şeker
*3 su bardağı su
*yarım limon suyu
HAZIRLANIŞI
*hamur malzemeleri sırayla eklenerek yoğrulur ele yapışmayacak yumuşak bir hamur yapılır 40 pezeye ayrılır teker teker tabak büyüklüğünde açılır nişasta serperek üst üste alınır ve kırk beze birden merdene ile açılır kareler halinde kesilir içine ceviz koyup kapatılır üçgen şeklinde tepsiye dizilir yağı iyce kızdırılır ve üzerine gezdirilir fırında pişirilir tatlı sıcakken soğuk şerbet dökülür

12 Haz 2009

ev usulu iskender ve şehriyeli bulgur pilavı

merhabalar kısa bir aradan sonra buradayım yokluğumda bloğumu ziyaret eden güzel yorumlar bırakan herkese çok teşekkür ediyorum hayırlı cumalar sevgiler
EV USULU İSKENDER
  • 750 gr et(isteğe göre kuzu yada dana eti)
  • 4 yeşil biber
  • 2 domates

Sosu için:

  • 1.5 çorba k. salça
  • 1 çorba k. sıvıyağ
  • 1 tatlı k. kekik
  • tuz, karabiber
  • su
  • 1 çorba k. tereyağı
  • Hamuru için malzemeler
  • 1 kgr un
  • yarım paket yaşmaya
  • 1 tatlı k.ş.tuz ve ılık su

HAZIRLANIŞI

Önce un maya ılık su ve tuz ile kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yoğuruyoruz hamurumuzu kabarmaya bırakıyoruz bu hamurdan büyük pazılar yapıyoruz elimizle açarak bazlama yapıyor teflon tavadapişiriyoruz küçük kareler halinde kesip servis tabağına yerleştiriyoruz

etlerimizi hafif donmuş olarak çıkarıp dolaptan ince ince kesiyoruz tavada az yağ ile pişiriyoruz bazlamaların üzerine alıyoruz
kabuğu soyulmuş damates ve biber dilimlerinide tavada soteleyip üzerine alıyoruz
ayrı bir tavada sıvı yağ tereyağ salça tuz bibr ile 1 çay bardağıda su ekleyip sosumuzu hazırlıyoruz pişen sosumuzuda etlerin üzerine gezdiriyoruz
pilav ve yoğurtta yanına alarak afiyetle yiyoruz AFİYET OLSUN!!!!!

05 May 2009

kuarabiyeler

MALZEMELER
*1 tane yumurta
*yarım paket margarin
*yarım su bardağı sıvı yağ
*1 su bardağı pudra şekeri
*3 yemek kaşığı kakao
*aldığı kadar un
*1 paket kabartma tozu
HAZIRLANIŞI
*oda sıcaklığında eritilmiş margarin pudra şekeri karıştırılır sıvı yağ yumurta un kabartma tozuda eklenerek yumuşak kurabiye hamuru yoğrulur hamur iki eşit parçaya ayrılır birisi beyaz sade kalır diğer ayırdığımız hamura kakao katılarak tekrar yogrulur hamurlar ayrı ayrı 1cm kalınlığında açılır sade hamur üzerine kakaolu hamur konur rulo yapılır hamurlar buzlukda 5 dk bekletilir sonra çıkarıp dilimler halinde keserek yağlanmış tepsiye dizilir fırında pişirilir.

19 Nis 2009

EV YAPIMI LAHMACUN(TAVADA)p.d.ç.s.e.40

PİŞMEDEN ÖNCEKİ SON HALİ

MALZEMELER(hamuru için)
*1 kgr un
*1 paket yaş maya
*1 tatlı kaşığı tuz
*aldığı kadar ılık su
*kapaklı bir teflon tava:):)
üzeri için malzemeler
*500 gr kıyma
*1 yemek kaşığı domates salçası
*50 gr margarin
*2 tane kuru soğan
*3 diş sarımsak
*5-6 yeşil sivri biber
*4-5 tane domates
*yarım bağ maydonoz
*tuz, karabiber,pulbiber.baharatlar
HAZIRLANIŞI
Un tuz maya ve su ile ele yapışmayacak yumuşak bir hamur yoğuruyoruz üzerini kapatıp mayalanmasını bekliyoruz
diğer tarafta mutfak robotumuzu alıyoruz önce kabuklarını soyduğumuz soganları biberleri sarımsak domates maydonoz hepsini rondodan geçiriyoruz geniş bir kaba alıyoruz yağını salçasını ve kıymasını baharatlarınıda ekleyip elimizle iyice karıştırıyoruz
mayalanan kabaran hamurlarımızdan yumurta büyüklüğünde parçalara ayırıyoruz tavamızın büyüklüğünde açıyoruz üzerine harcımızdan güzelce sürüyoruz teflon tavamıza alıyoruz ocakta kapağını kapatıp altı kızarana kadar pişiriyoruz pişince alıyoruz çıtırçıtır sıcacık ayran salata mımmmm afiyettt olsunnnnnnnnn....

15 Nis 2009

ÖDÜLÜM

sevgili arkadaşım http://annekizmutfaktayiz.blogspot.com/ve ardındanda http://anneminkiziyim.blogspot.com/ ayşe ablam beni bu ödüle layık bulmuşlar ikisinede ayrı ayrı teşekkür ediyorum çokkkk teşekkürler.........
KURALLAR :
1-Ödülü veren kişinin linkini yayınlamak.
2-Ödülü verdiğin kişilere haber vermek.
3-Bu ödüle layık gördüğün blogger arkadaşlarının linkini vermek
kabul ederlerse bende linklerini verdiğim arkadaşlarımı ödüllendiriyorum
http://mutfaktakideli.blogspot.com/
http://lezzetsefasi.blogspot.com/
http://kzmveben.blogspot.com/
http://mutfakcini.blogspot.com/
http://yarenle.blogspot.com/
http://hakan-can.blogspot.com/

10 Nis 2009

KOLAY SU BÖREĞİ ve p.d.ç.s.e. 40.


mımmmm nasıl son halii afiyet olsunn!!!!!!!!!!!!!!
sevgili arkadaşımız http://missgibi.blogcu.com/ porselen demlik çay saati etkinliği 40 için davet etmiş çok teşekkür ediyorum kolaylıklar diliyorum


MALZEMELER(hamuru için)
*2 tane yumurta
*2 kaşık yoğurt
*2 damla zeytin yağı
*1tatlı kaşığı tuz
*aldığı kadar un
dizerken aralarına sürmek için yufkaların
*150 gr tere yağı
*1 çay bardağı sıvı yağ
İÇ MALZEMESİ İÇİN
*1 kase beyaz peynir
*yarım demet maydonoz
HAZIRLANIŞI
1.yumurtalar yoğurt tuz un yağ yoğrularak hamur yapılır
2.hamur 8 eşit parçaya ayrılır pazı yapılır teker teker yufkalar açılır
3. büyük bir tencerede su kaynatılır içine 1-2 damla sıvı yağ 1 kaşık tuz eklenir açılan yufka suyun içine bırakılır 1-2 dakika bekletilir alıp soğuk suyun içine konur yırtmak yokkk:) tepsiye serilir aralarına eritilmiş tere yağ ve sıvı yağdan sürülür
4. dördüncü yufkadan sonra iç malzemeside eklenir diğer yufkalarda aynı şekilde dizilir ve en üstede 1 yumurta sarısı sürülür ısıtılmış fırında kızarıncaya kadar pişirilir (( afiyetler olsunnnnn))

06 Nis 2009

AYVA TATLISI

MALZEMELER
*4 tane ayva
*16 yemek kaşığı toz şeker her yarım ayvaya 2 kaşık
*karanfil
*su
*ceviz
*isteğe bağlı krema krem şanti file fıstık
HAZIRLANIŞI
Ayvaların kabuklarını soyun 2 ye bölün iç çekirdek yuvalarını çıkartın geniş bir tencereye dizin üzerlerine şekerlerini ekleyin karanfili ve ayva çekirdeklerinide ekleyin ayvaların yarısına kadar su ekleyin pişirin
pişen tatlılarımızın çekirdeklerini çıkardığımız yerlerine ceviz doldurun servis tabağınıza alın ve afiyetle yiyin mımm nasıl afiyet olsun!!!!!!!!!!!!!........................
((not)) ben gıda boyası kullanmadım eğer renginin kırmızı olmasını isterseniz sizler kullanabilirsiniz)))

01 Nis 2009

LAHANA SARMASI

MALZEMELER
*1 tane beyaz lahana
*2 su bardağı pirinç
*1 su bardağı bulgur
*1 tane kuru soğan
*yarım bağ maydonoz
*yarım bağ dere otu
*1 yemek kaşığı harcı için 1 tatlı kaşıda üzeri için salça
*2 diş sarımsak
*sıvı yağ
* tuz nane kırmızı biber istediğiniz baharatlar
*yarım limon
HAZIRLANIŞI
Önce tenceremize su doldurup ocakta kaynamasını bekliyoruz lahanaları yaprak yaprak ayırıyoruz yıkıyoruz sert yerlerini alıyoruzkaynayan suya atıp haşlıyoruz
harcı için tavamıza sıvı yağımızı alıp kueu soğanları doğrayıp ekliyoruz salçamızı ekliyoruz yıkadığımız pirinç ve bulguru ekliyoruz baharatlarınıda ekleyip bir çay bardağı suyu ve yarım limon suyunu ekleyip karıştırıyoruz suyu çekince maydonoz dere otunuda ekliyoruz lahanalarımızı isteğimiz büyüklüklerde keserek sarıyoruz tenceremize diziyoruz üzerine sarımsaklarımızı doğruyoruz salçamızı suyla karıştırp üzerine ekliyoruz birazda sıvı yağ gezdiriyoruz üzerine suyunu kontrol ederek pişiriyoruz

26 Mar 2009

PEYNİRLİ GALETALI BÖREK

MALZEMELER*
*3 adet yufka
İÇ MALZEMESİ İÇİN
*1kase beyaz peynir
*biraz maydonoz
ÜZERİ İÇİN
*1-2 yumurta
*1 kase galeta
*kızartmak için sıvı yağ
HAZIRLANIŞI
1 yufkamızı seriyoruz önce ortadan ikiye sonra 4 sonrada sekiz parçaya kesiyoruz içine peynirli harcımızdan koyayarak sigara böreği gibi sarıyoruz önce yumurtaya sonra galetaya batırıp yağda kızartıyoruz((AFİYET OLSUNNN))

21 Mar 2009

Kadınbudu köfte


Merhabalar güzel bir hafta sonu geçirmeniz dileğimle kadınbudu tarifi isteyen cbox mesaj bırakan latife hanım için yayınlıyorum umarım beğenirsiniz
MALZEMELER
* 300 gr kıyma
*1 tane kuru soğan
*1 kahve fincanı haşlanmış pirinç
*tuz ve istediğiniz baharatlar
*1 su bardağı un
* 2 tane yumurta
*kızartmak için sıvı yağ

HAZIRLANIŞI
Kıymamızı bir kaba alıyoruz üzerine soğanımızı rendeliyoruz tuz biber baharatlarını ve haşladığımız pirincinide ekleyip yoğuruyoruz, elimizle yumurta büyüklüğünde parçalar alıyoruz şekil veriyoruz diğer tarafta tenceremize su koyup kaynatıyoruz kaynayan suya köftelerimizi atıp 1-2 dakika tutup alıyoruz önce una daha sonra çırpılmış yumurtalarımıza bulayarak yağda kızartıyoruz AFİYET OLSUNN!!!!...........

19 Mar 2009

HER GÜN OKUMAMIZ GEREKEN BAZI DUALAR

Hadis-i seriflerde bildirilen dualardan bazilari söyle:
(Sabah-aksam 7 defa "Allahümme ecirni minennâr" diyen Cehennemden kurtulur.) [E.Davud]

(Sabah-aksam, 3 defa, "Bismillahillezi lâ yedurru maasmihi seyün fil erdi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim" okuyan, büyücü ve zalimden emin olur.) [Ibni Mace]

(Sabah 3 defa, "Eûzü billahis-semiil alim-i minesseytânirracim" diyerek Hasr suresinin son üç âyetini okuyana, 70 bin melek, aksama kadar dua eder. O gün ölürse sehid olur. Aksam okursa yine ayni seylere kavusur.) [Tirmizi]

(Sabah namazindan sonra 11 ihlas okuyana, Cennette bir kösk verilir.) [Haraiti]

(Sabah namazindan sonra on defa, "La ilahe illallahü vahdehü la-serikeleh lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyi ve yümit ve hüve ala külli seyin kadir" okuyan, aksama kadar her çesit zarardan korunur, hiçbir günah ona zarar vermez.) [Nesai] ("Günah zarar vermez" demek, günah islemez veya isledigi günaha tevbe eder, o günah ona zarar vermemis olur demektir.)

(Aksam namazindan sonra [yukaridaki tesbihi] okuyan, sabaha kadar seytandan korunur. On sevaba kavusur, on günahi affolur ve on köle azat etmis gibi sevap verilir.) [Tirmizi]

(Sabah namazlarindan sonra üç defa Sübhanallah-il azim ve bi hamdihi diyen körlük, cüzzam ve felçten korunur.) [I. Ahmed]

(Sirkten korunmak için "Allahümme inni eûzübike min en-üsrike bike sey-en ve ene a’lemü ve estagfiruke li-mâ lâ a’lemü inneke ente allâmülguyub" okuyun!) [I. Ahmed]

(Sabah-aksam 7 defa "Hasbiyallahü la ilahe illâ hu, aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül-arsil-azim" okuyanin dünya ve ahiret isine Allahü teâlâ kâfi gelir.) [Beyheki]

("Allahümme ma esbaha bi min nimetin ev bi ehadin min halkike, fe minke vahdeke lâ serike leke, felekel hamdü ve lekessükür" duasini, gündüz okuyan o günün, aksam okuyan o gecenin sükrünü ifa etmis olur.) [Aksam esbaha yerine emsâ denir. Mekt. C.3, m.17]

(Bir kimse, sabah-aksam yüz defa "Sübhânallahi ve bihamdihi" derse, o gün ve o gece hiç kimse onun kadar sevap kazanamaz.) [Deylemi]

(Evden çikarken "Bismillahi, tevekkeltü alallahi, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah" diyen, tehlikelerden korunur ve seytan ondan uzaklasir.) [Tirmizi]

(Lâ havle... okumak, 99 derde devadir. Bunlarin en hafifi sikintidan kurtulmaktir.) [E.Nuaym]

[Imam-i Rabbani hazretleri, din ve dünya zararlarindan kurtulmak için her gün 500 defa "Lâ havle velâ kuvvete illâ billah" okurdu. Okumaya baslarken, okuyunca yüzer defa salevat getirirdi.(T.Mazheri)]

(Her gün yüz defa salevat getiren, münafikliktan ve Cehennem atesinden uzaklasir ve kiyamette sehidlerle beraber olur.) [Taberani]

(Günde 25 defa "Allahümme bârikli fil mevt ve fi mâ ba’delmevt" okuyan sehid olur.) [R.Muhtar]

(Gece Âmenerrasulüyü okuyana, bu iki âyet, her sey için yeterlidir. Bu iki âyeti yatsidan sonra okuyana, geceyi ibadetle geçirmis sevabi verilir.) [Sir’a]

(Eve girerken Ihlas suresini okuyan, yoksulluk görmez.) [T. Kurtubi]

(Evden çikarken Âyet-el kürsi okuyana melekler, eve gelene kadar dua eder.)

(Istigfara devam eden, her sikintidan kurtulur, ummadigi yerden riziklanir.) [Ibni Mace]

[Istigfar olarak (Estagfirullah el azim ellezi lâ ilahe illâ hüvel hayyel kayyum ve etubü ileyh) demeli.

(Günde yüz kere "La ilahe illallah diyenin, kiyamet gününde yüzü ay gibi parlar.) [Taberani]

(Bir yere gelen, "Euzü bikelimâtillahittammâti min serri ma haleka" okursa, o yerden kalkincaya kadar, ona hiçbir sey zarar veremez.) [Müslim]

(Sikintili veya borçlu, bin kere "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahil aliyyil azim" derse, Allahü teâlâ isini kolaylastirir.) [Sir’a]

Günde yüz defa salevat (Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala âli seyyidina Muhammed) okuyan Cehennemden kurtulur ve sehidlerle beraber olur.
(yazı alıntıdır)

18 Mar 2009

SÜNNET NEDİR? GÜNLÜK HAYATTA SÜNNETİ SENİYYE

SÜNNET NEDİR?.......

Sünnet, lûgat mânâsı itibariyle, “gidişat, -iyi ya da kötü- takip edilen yol” demektir. Muhaddîsler, usûlcüler ve fukahâ ıstlahî mânâsı itibariyle sünneti, aşağıdaki ifadelerle tarif etmeye çalışmışlardır:

Muhaddîslere göre sünnet, “Ahkâma ve amele esas teşkil etsin etmesin, yaptıkları ve yapmaktan kaçındıklarıyla Allah Resûlü’nden (sav) -Hanefîler’in nokta-i nazarınca farz, vacib, sünnet, müstehab ve âdâp - bize intikal eden her şeydir.” Yani, Allah Resûlü’nün (sav) şemâilidir, hayat tarzıdır, sîretidir.

Usûlcülerin sünnet anlayışı biraz daha farklıdır. Onlara göre sünnet, “Resûlullah’dan (sav) söz, fiil ve takrir olarak sâdır olan her şeydir.” Yani, Resûlüllah Efendimiz’in (sav) sözleri, davranışları ve ashâbında görüp de menetmediği veya sükûtla tasvip buyurduğu davranışlardır.

Fukahâ ise, sünnete bid’at mukabilinde ve teşrîe, yani farza, vacibe, harama esas teşkil etmesi açısından bakarlar. Bu mânâda sünnet, hadîsle aynı mânâda sayılabilir.

Hadîs, haber vermek ve haber, söz mânâsına bir isimdir. Daha sonraları, Efendimiz’e (sav) nisbet edilen her söz, fiil ve takrire hadîs denmiştir. İbn Hacer, “Şeriat örfünde hadîsten maksat, Efendimiz’e (sav) isnad edilen her şeydir.” der.

GÜNLÜK HAYATTA SÜNNETİ SENİYYE...

1. Hayırlı işlerde sağı, adi işlerde solu kullanmak.

2. Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak.

3. Yemeğe besmele ile başlamak, Allah’ın sonsuz ikram ve nimetlerini tefekkür ederek yemek, sonunda da hamd etmek.

4. Yemekte tabağın kendi önümüze gelen tarafından yemek.

5. Yerde bir sofra bezinin üstünde yemek. İhtiyaç olduğu takdirde masada da yenilebilir.

6. Yemeğe sofradakiler ile beraber başlamak.

7. Acıkmadıkça yememek, tam doymadan yemeği bırakmak.

8. Tabağa az yemek koydurtup artık bırakmamak.

9. Sofrada sağ dizi dikip, sol dizi yere yatırmak.

10. Saf ipek ve saf altın ümmet-i Muhammed’in erkeklerine haram kılınmıştır.

11. Selamı yaymak. Selam, kelamdan önce gelir.

12. Eve girince ilk söz ev halkına selam vermek olmalıdır.

13. Selamla birlikte samimiyetle, tebessüm ederek musafahada bulunmak.

14. Musafaha ile birlikte, hürmet, samimiyet ve şefkate vesile olan kucaklaşmalar yapılabilir. Süfli hisleri uyandıracak sarılmalar caiz değildir.

15. Musafahada önce eli uzatan çekmelidir. Biz çekersek buluşmadan memnuniyetsizlik manası çıkabilir.

16. İlmiyle amil din adamları ile adil devlet başkanlarının eli öpülür, beşeri hisleri yok olmuş yaşlı hanımlara selam verilebilir, gerekirse eli de öpülebilir. Yeter ki fitneye sebep olmasın.

17. Hediyeleşmek ve gelen hediyeye aynıyla veya daha güzeliyle karşılık vermek.

18. Az gülmek, gülünce kahkaha ile değil, tebessüm ederek gülmek. Mütebessim olmak.

19. Çoğu zaman susmak, tefekkür etmek, ihtiyaç olunca konuşmak.

20. Tane tane, orta bir ses tonuyla konuşmak. Çok mühim şeyleri üç defa tekrar etmek.

21. Konuşmaya Allah’ın adıyla başlamak ve Allah’ın adıyla bitirmek.

22. Nefsi ve dünyalık bir şey için öfkelenmemek. Bir hak zayi olduğunda ve uhrevi meselelerde, Allah ve din hakkı için öfkelenmek.

23. Doğru sözle şaka ve mizah yapmak.

24. Boş işler (malayani) ile iştigal etmemek.

25. Uyku için yatınca önce sağ tarafına yatmak, sağ yanağını sağ avucunun içine koymak ve o günün muhasebesini yapmak.

26. Yüzükoyun yatmamak.

27. Yatağa girdiğinde avuçları açık olarak birleştirerek İhlas, Felak ve Nas surelerini okuyup avucunun içine üfleyip sonra bütün vücudunu sıvazlamak, bunu üç defa tekrarlamak.

28. Beyaz giymek.

29. Mest giymek.

30. Ayakkabı giyerken önce sağdan başlamak, çıkarırken de önce soldan çıkarmak.

31. Takke ve sarıkla başı kapatıp namazı öyle kılmak.

32. Soğan ve sarımsak kokusuyla mescid ve meclislere yaklaşmamak.

33. Üzerinde kudsi kelimeler ve ayetler yazılı eşya ile tuvalet ve pis yerlere girmemek.

34. Misafire elinde bulunandan ikramda bulunmak. Misafir ve ziyaretçileri temiz bir kılık kıyafetle karşılamalı.

35. Aksırınca sesi az yükseltip, “Elhamdülillah” demek. Böyle diyene de “Yerhamükellah” demek. Bize dediklerinde “Yehdina ve yehdikümüllah” diye cevap vermek. Bu üçe kadar böyle mukabele şeklinde devam edebilir. Üç defadan fazla aksıran olursa, nezleden aksırmıştır ve mukabele gerekmez.

36. Esnemeyi mümkün olduğu kadar gizlemek. Ağzı elle kapayarak gidermeye gayret etmek. Namazda iken esneme gelirse, ayakta ise sağ elin, diğer hallerde ise sol elin tersi ile ağzı kapatmak münasip olur.

37. Davete icabet ve hediyeyi kabul etmek.

38. Kapıyı üç defa vurmak, cevap verilmezse geri dönüp gitmek. “Kim o?” diye sorulduğunda, “Benim.” dememek, kendimizi açık bir şekilde tanıtmak, maksadımızı belirtmek. Kapının tam karşısında durup içeriyi gözleme durumunda bulunmamak. Biraz kenarda durarak, ailedeki mahremiyeti görmekten içtinap etmek.

39. Ayakta bevletmemek. Tuvalette idrar saçıntısından, korunmak. Hadiste kabir azabının çoğunun idrar saçıntısından ileri geldiği bildirilmiştir. Tuvalete ihtiyaç için oturduğu vakit ön ve arkanın kıbleye karşı dönük olmaması gerekir.40. Banyo yapılan yere bevletmemek. Çünkü vesvesenin çoğu bundandır.

41. İnsanların istifade ettiği gölgeliklere, yol ve yol kenarlarına, çeşme ve pınarlara bevletmemek, pisletmemek ve de tükürmemek. Hadiste, bunu yapanların lanetlenmesinden korkulacağı bildirilmiştir.

42. Kasık ve koltuk altı temizliğine titizlik göstermek. Buralardan ayrılan parçalar temizken ayrılmasına da dikkat etmeli ve cünüp iken buraları tıraş etmemelidir. Bu tür temizlik caiz olsa da sünnete uygun değildir.

43. Büyük ve umumi banyolarda tesettürle yıkanmalı, peştamal kullanılmalı.

44. Mümkünse her abdest alışta misvak (fırça) kullanmak.

Diyanet İşleri Başkanlığının neşrettiği misvak hadisi tercümesinde şöyle bir hüküm mevcuttur: “Misvaktan kasıt dişlerin temizlenmesi, ağız içindeki kötü kokunun giderilmesi ve mikropların yok edilmesidir. Bunu temin eden Erek ağacından başka fırçalar da varsa, o da misvak yerini tutar.”

45. Emin ve muttaki insanlarla istişare etmek, neticedeki karara tevekkülle uymak.

46. Cömertlik. “Cömert Allah’a yakın, cimri ise Allah’a uzaktır. Cömertlik kökü cennette olan bir ağacın dünyaya sarkmış dalıdır. Kim o dala tutunursa o dal onu cennete çeker.”

47. Çok tefekkür etmek. “Tefekkür gafleti izale eder. Ölümü tefekkür etmek fani lezzetleri acılaştırır. Eşyanın üzerindeki fena damgasını gösterir.”

48. Borçlanmalarda durumu yazıyla veya bir şahitle tevsik etmek. Böyle bir tedbir asla itimatsızlık sayılmaz. Anlaşmalarda değişik tevil ve tefsirlere yol açacak boşluklar bırakılmamalıdır. Durumu net olarak tespit etmek lazımdır.

49. Bir yakını vefat eden Müslüman kardeşini teselli ederek taziyede bulunmak. “Allah merhuma rahmet etsin.” şeklinde dua yapılır. Taziye ziyareti vasati üç gün içinde yapılır. Üç günden sonraki ziyaretlerde vefatı hatırlatıp hüznü deşmek uygun olmaz. Evinden cenaze çıkan kimseler üzüntüden dolayı yemek hazırlayıp sofra kuramazlar. Bunun için vefalı komşular bir müddet bu eve yemek getirirler. Böylece hüzünlerine ortak olduklarını fiilen göstermiş olurlar. Cenaze sahibi üç gün kendisine kolayca erişilebilecek bir ortam hazırlar ve böylece kardeşlerinin taziyede bulunabilmelerine imkan tanınmış olur

50. Ölmüş kimseleri hayırla yad etmek.

51. Mevtanın ardından yüksek sesle ve çırpınarak, saç baş yolarak ağlamamak. Böyle yapmak kadere itiraz ve Cenabı Hakkın takdirini itham etmek olur. Ayrıca bu mevtaya iyilik değil azaba vesile olur.

52. Sekerat halindeki hastalara “La ilahe illallah, Muhammedün rasulullah.” şeklinde telkinde bulunmak. Hastanın dudaklarını temiz ve ıslak bir bezle sulandırıp kurumamasını sağlamak. Ölüm vaki olup son nefes verilince, okumalar durdurulur ve cenazenin uzağında devam edilebilir. Çenesinin açık kalmaması için mendil ve benzeri şeylerle başa bağlanır. Gözleri açık ise kapatılır.

53. Kabirleri ziyaret etmek. Gafleti dağıtır ve uhrevi tefekküre vesile olur. Kabristanın kapısına yaklaşınca, kabir halkına gizlice selam verilir. “Ey kabir sakinleri, esselamu aleyküm. Sizler bizden önce geldiniz, bizler de sizleri takip edeceğiz. Size Allah’tan af ve mağfiret dileriz.” Şeklinde selam ifade edilebilir. Sonra ziyaret edilecek merhumun ayakucu tarafından yaklaşılır. Yüzüne müteveccihen veya kıbleye karşı durulur. Kur’an ve dualar okunabilir. Ziyaret esnasında mezarları çiğnemek mekruhtur. Şayet geçip gitmek için başka müsait yol yoksa, merhuma sevap hediye edilerek, geçilebilir. Mezar üzerindeki yeşillikler yolunmaz, bilakis çiçekler ekilir. Kurumuş otlar ayıklanır.

54. Hasta akraba, dost ve arkadaşları ziyaret etmek. Onlara teselli ve ümit vermek. Ziyareti uzun tutmamak. Hastanın hoşa gitmeyecek hallerini başka yerde anlatmamak.

55. Sıla-i rahimde bulunmak. “Akrabayla alakayı kesen bir kimsenin bulunduğu meclise Allah’ın rahmeti inmez.”

56. Zemzem suyunu hürmeten ayakta ve kıbleye karşı dönerek içmek.

57. Anne-babaya itaat etmek, onlara ihsanda bulunmak, kalplerini kırmamak ve hayır dualarını almak

(ALINTIDIR)

16 Mar 2009

PEYGAMBER EFENDİMİZ İN(S.A.V)GÜZEL AHLAKI

En yüce ahlâka sahip olduğunda; yüzyıllar boyunca, dost ve düşman, herkesin üzerinde birleştiği tek bir insan vardır: Peygamberimiz Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselam.

Hz.Muhammed (sav) alemlere rahmet olarak gönderilmiş olan en son peygamber ve bütün insanlık için en güzel ahlak örneğidir. Yüce Mevla’mız Kuranı Kerimde onun için şöyle buyurmaktadır.

“ Şüphesiz sen yüce bir ahlak üzeresin” Kalem Suresi 4

Zaten o, yeryüzünde bulunuş maksadını, " Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim ” buyurarak net olarak ifade ediyordu.

“Andolsun size bir Peygamber geldi ki sizin sıkıntıya uğramanız onu incitir ve üzer. Çünkü o size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir.” Tevbe Suresi 128

“ Rasulüm biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik” Enbiya Suresi 107

“ Andolsun ki Rasulullah sizin için, Allah’a ve ahıret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir” Ahzab Suresi 21

Alemlere rahmet olarak gönderilen o Yüce Rasul güzel ahlak konusunda şöyle buyurmuştur:

“ Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim”

“ Sizin en hayırlınız ahlakça en güzel olanınızdır”

“ Kişi güzel ahlakı ile geceleri ibadetle gündüzleri oruçla geçirenin derecesine yükselir”

“ Su buzu erittiği gibi, güzel ahlakta günahları eritir (yok eder); sirke balı bozduğu gibi kötü ahlakta ameli bozar.”

“ Allah’ım beni güzelleştirdiğin gibi ahlakı mı da güzelleştir”

Hz. Aişe Validemize Hz.Peygamber (sav)’in ahlakı sorulduğu zaman “Siz hiç Kuran okumuyor musunuz. Onun ahlakı kurandı.” cevabını vermiştir.

Kuran ahlakı; Yüce Mevla’mızın Kuranı Kerimde bize bildirdiği, Hz. Peygamber (sav)’inde bizzat yaşayarak örnek olduğu ahlaktır.

HZ. MUHAMMED (SAV)'İN AHLAKI VASIFLARI

Ayet-i kerimeler, hadis-i şerifler ve İslâm büyüklerinin mübârek sözlerinin ışığında, Yüce Rasûlullah (s.a.s.)'ın ahlâkî vasıflarını özetlemeye çalışalım :

* Rasulullah (s.a.s.) güler yüzlü, tatlı sözlüydü,

* Kimseye fena söylemez, kimsenin sözünü kesmezdi,

* Sert değildi, yumuşak idi,

* Edep ve hayâ âbidesiydi,

* İnsan severdi, Dosttu,

* Çok mütevâzi idi. Vâkurdu.

* Boş ve lüzumsuz konuşmazdı.

* Karşısındakini candan dinlerdi.

* Çocukları çok sever ve okşardı. Bir hadisi şeriflerinde şöyle buyururlar : "Büyüklerimize hürmet etmeyen, küçüklerimize merhamet etmeyen bizden (kâmil ümmetimizden) değildir"[1]

* Fazilet sahiplerine saygı gösterirdi.

* Akrabasını ve komşusunu hatırdan çıkarmaz, onlara ikrâmdâ bulunurdu. Fakat onları kendilerinden üstün, faziletli olanlara tercih etmezdi.

* Cömertti, şefkatliydi,

* Sözünde mutlaka dururdu.

* Dinlemesini, söylemekten fazla severdi,

* Nefsine hâkimdi,

* Beyaz giymeyi tavsiye ederlerdi,

* Namazı noksansız kıldıranların en hafif kıldıranıydı.

* Güleceği zaman mübarek elini, mübarek ağzının üzerine koyardı.

* Kahkaha ile gülmez, fakat daima mütebessim bulunurdu.

* Verilen müjdeler şükrederdi,

* Uyurken mübârek sağ elini, mübârek yanağının altına koyardı.

* Herkesin isteğini mümkün olan ölçüde, yerine getirirdi.

* Eli çok açıktı, cömertliği deryadan farksızdı,

* İlim, hikmet çağlayanı, sabır timsaliydi,

* Atılgandı, tehlikeden korkmazdı, heybetliydi.

* Gelmiş ve gelecek insanların en cesur ve en kahramanı, en kuvvetlisiydi.

* Hanımlarına karşı insanların en yumuşağı ve ikrâmlısıydı. Onlara karşı daima tebessümlüydü,

* Ne yer, ne içerse hizmetçisine de aynısını verirdi, Vefat ederken son anlarında dahi "Elinizin altındakilere (hizmetçi ve işçilere) iyi davranmamızı, onların haklarını gözetmemizi ve namaza dikkat etmemizi" tavsiye buyurmuştu.[2]

* Sofradan daima doymadan, yarı aç kalkardı.

* Temizliğe son derece ehemmiyet verir ve riâyet ederdi,

* Özel işlerini kendisi yapardı. Döşeği içi hurma lifi dolu deridendi.

* Dünya malına asla rağbet göstermezdi, Bir gün yanında dünyalıktan bahsettiler, Buyurdu ki : "İşitmiyor musunuz? Sâde hayat imandandır"'

* Ekseri yediği arpa ekmeği ve hurmaydı, Allah'ın huzuruna kavuştuğu vakit, evinde az bir arpadan başka yiyecek maddesi bulunmamıştı.[3]

* Kimsenin ayıbını yüzüne vurmazdı,

* Çok adildi.

* Sosyal adaleti ve kardeşlik hukukunu en güzel o uyguladı.

* Çalışmaya, ilim ve irfana, icad ve keşiflere teşvik etmiştir.

* Daima Hakk'ın ve haklının yılmaz savunucusuydu.

* Zulüm ve sömürünün amansız düşmanıydı.

* İnsanların faydası için, kendi rahatını terk ederdi,

* İnsanlara madde ve mevkisine göre değil, takvâ ve ahlâkına göre değer verirdi.

* İlim-irfan âdab-erkân şiârıydı.

* Hayatı iman ve cihad olarak görmüştür,

* Cahil bir toplumu, dünyanın en insâni, en müreffeh devleti haline getirmiştir, O'nun tebliğ ettiği İslam Nizamı'nı hayatlarına gerçek mânasıyla tatbik eden cemiyetler, yine aynı şekilde dünyanın ve insanlığın efendisi olurlar,

* Modern medeniyetin öncüsü ve insanlığın manevi mimarıdır.

* İlk defa insan haklarını tam manâsıyla o açıklamış ve bunu tatbik etmiştir.

Rasulullah (s.a.s.) her yönden örnek alınacak en mükemmel insandır, Her müslümanın O'nu en güzel şekilde öğrenip tanıması; Onun yüce ahlâkını yaşamaya ve yaşatmaya çalışması lazımdır, Çünkü O'nun ahlâkı, Kur'ân ahlâkı idi. Hz. Âişe (r,anha) Validemize, Sahabeler Rasulullah'ın (s.a.s.) ahlâkını sordular. Buyurdu ki : "Siz Kur'ân okumuyor musunuz Allah Rasulü (s.a.s.)'nün ahlak-ı Kur'an idi"

Şair Nabi şöyle diyor :

"Çalış, ehl-i kemâl ol, uyma her nâdân-ı gümraha,

Baş eğ, el bağla, sonra gel Huzüru Hazreti Şâh'a."

Rasulullah (s.a.s.) Efendimizin çok yapmış olduğu dualarından biri şudur :

"Allah'ım: Fayda vermeyen ilimden, kabul olmayan amelden, müstecâb olmayan duadan sana sığınırım" (250 Hadis, H, No: 95).

Bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur: "Ey mü'min, sende şu dört şey bulunursa dünyada kaybettiğin (elde edemediğin) şeylere üzülme: Doğruluk ve sadakat, emanetlere riayet, güzel huy ve yüksek ahlâk, meşru çalışıp helalden kazanmak"

Allah'ın selâmı, rahmeti ve bereketi Peygamber Efendimize ve O'nu örnek edinenlerin üzerine olsun.